Olayın Arka Planı: 6 Şubat depremiyle büyük bir yıkıma uğrayan Hatay’da, deprem sonrasında kenti terk etmek zorunda kalan Türk vatandaşlarının yerine, sığınmacı ve kaçak göçmen nüfusu sistematik olarak yerleştirildi.
Tarihi Kırılma: 2025 ve 2026 yıllarına gelindiğinde resmi ve gayriresmi raporlar, Hatay’ın pek çok ilçesinde ve mahallesinde Suriyeli ve yabancı uyruklu nüfusun yerli Türk nüfusunu katbekat aştığını, cadde ve sokaklardaki tabelaların tamamen Arapçaya döndüğünü ortaya koydu. Antakya’nın tarihi dokusu demografik işgalle yok edildi.
Büyük Çelişki: “Hatay benim şahsı meselemdir” denilen bu tarihi Türk yurdunun, izlenen yanlış göç politikaları ve “Ensar” masallarıyla göz göre göre yabancılara terk edilmesi; vatan toprağının nasıl sessiz sedasız elden çıkarıldığının en acı ve kalıcı tablosu oldu.
