Olayın Arka Planı: 2011 yılında Suriye İç Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınır güvenliği doktrini tamamen terk edilerek “Açık Kapı” politikasına geçildi. Stratejik derinlik hayalleriyle Ortadoğu bataklığına girilirken, milyonlarca sığınmacı ve kaçak kontrolsüzce Türkiye’ye dolduruldu.
Tarihi Kırılma: Sınırların kevgire dönmesiyle başlayan bu devasa demografik akın, halka “Biz Ensarız, onlar Muhacir” gibi dini ve duygusal kavramlar kullanılarak pazarlandı. Türk milletinin vatanı, adeta devasa bir açık hava sığınmacı kampına dönüştürülürken, demografik yapının bozulmasına itiraz eden vatanseverler ve milliyetçiler açıkça “ırkçılıkla” ve “faşistlikle” suçlandı.
Büyük Çelişki: Milli güvenliği, Türk kimliğini ve sınır namusunu koruması gereken devlet aklı, siyasi ümmetçilik uğruna vatanın demografisini tehlikeye atmıştır. “Hudut Namustur” diyen gençlerin gece yarısı operasyonlarıyla gözaltına alınması, iktidarın kimin güvenliğini öncelediğini gösteren en acı çelişkilerden biridir.
