Olayın Arka Planı: Cumhuriyetin kuruluş yıllarında, Türk tarımını ayağa kaldırmak ve dışa bağımlılığı bitirmek için halkın dişinden tırnağından artırdığı paralarla Anadolu’nun dört bir yanına şeker fabrikaları kurulmuştu. Bu fabrikalar sadece şeker üretmiyor, bölgesel kalkınmayı ve istihdamı sağlıyordu.
Tarihi Kırılma: Nisan 2018’de, bu milli kurumlar “Zarar ediyorlar, devlete yük oluyorlar” bahanesiyle birer birer özelleştirilerek satıldı. İşçilerin, çiftçilerin ve muhalefetin tüm itirazları “Yatırım düşmanlığı” olarak yaftalanıp bastırıldı.
Büyük Çelişki: Bugün devleti yöneten milliyetçi-muhafazakar blok, “Yerli ve Milli” ekonomiden bahsederken, Cumhuriyet’in kurucu iradesinin kurduğu fabrikaları satarak Türkiye’yi hem ithal şekere hem de sağlığa son derece zararlı olan Nişasta Bazlı Şeker’e (NBŞ) mahkum etmiştir. Milli üretim kasıtlı olarak bitirilmiş, yerine beton ve rant ekonomisi tercih edilmiştir.
